Daha önce uzaktan okuyabildiğiniz yazılar bulanıklaşmaya başladıysa Rusça зре́ние у́пало diyebilirsiniz. Bu söz, görme yetisinin yere düşmesini değil zayıflamasını ve önceki düzeyinden daha kötü hale gelmesini anlatır.
“Düşme” burada ölçülebilen bir özelliğin azalmasıdır. Değişim yavaş gelişmiş de olabilir, kısa bir dönemde belirginleşmiş de olabilir; ifade tek başına nedeni veya tıbbi tanıyı bildirmez. Günlük konuşmada yaygındır, ancak görmede gerçek bir bozulma varsa bu mecazlı cümle doktor değerlendirmesinin yerini tutmaz.
Neden у́пало biçimi kullanılıyor?
Зре́ние nötr bir isimdir. Geçmiş zamanda fiil de nötr biçime girer:
Зре́ние у́пало. — Görme yetisi zayıfladı.
У неё ре́зко у́пало зре́ние. — Onun görme yetisi belirgin biçimde zayıfladı.
По́сле боле́зни зре́ние ста́ло ху́же. — Hastalıktan sonra görmesi kötüleşti.
Зре́ние у́пал veya зре́ние у́пала biçimleri doğru değildir. Konuşan kişi kadın veya erkek olsa da fiil зре́ние sözcüğüne göre değişir.
Devam eden süreç зре́ние па́дает biçimiyle anlatılabilir:
Я замеча́ю, что зре́ние постепе́нно па́дает. — Görmemin giderek zayıfladığını fark ediyorum.
У́пало ortaya çıkan sonucu, па́дает ise devam eden kötüleşmeyi gösterir.
Günlük ifade ve daha tarafsız seçenekler
Зре́ние у́пало konuşma dilinde anlaşılır ve doğaldır. Daha tarafsız veya tıbbi bir anlatımda şu yapılar görülebilir:
Зре́ние уху́дшилось. — Görme yetisi kötüleşti.
Остро́та зре́ния сни́зилась. — Görme keskinliği azaldı.
Я стал ху́же ви́деть. — Daha kötü görmeye başladım. Erkek konuşuyor.
Я ста́ла ху́же ви́деть. — Daha kötü görmeye başladım. Kadın konuşuyor.
Остро́та зре́ния сни́зилась ölçülebilen görme keskinliğine odaklanan daha kesin bir ifadedir. Зре́ние у́пало ise günlük deneyimi genel biçimde anlatır.
Gözler mi zayıfladı yoksa görme mi?
Türkçe konuşan biri doğrudan мои́ глаза́ уху́дшились gibi bir cümle kurmaya çalışabilir; ancak Rusçada bu düşünce doğal değildir. Gözlerin fiziksel durumundan söz edilmiyorsa özne olarak зре́ние kullanılır veya kişinin daha kötü gördüğü söylenir.
Doğal seçenekler şunlardır:
- у меня́ уху́дшилось зре́ние — görmem kötüleşti;
- я стал ху́же ви́деть — daha kötü görmeye başladım;
- мне ну́жны но́вые очки́ — yeni bir gözlüğe ihtiyacım var;
- я не ви́жу ме́лкий текст — küçük yazıyı göremiyorum.
Her cümle başka bir bilgi verir. Мне ну́жны но́вые очки́ görmenin neden değiştiğini değil kişinin yeni gözlüğe ihtiyaç duyduğunu belirtir.
Gözlükçüde veya muayenede duyulabilecek konuşma
— Почему́ вы хоти́те прове́рить зре́ние?
— Görme yetinizi neden kontrol ettirmek istiyorsunuz?
— В после́днее вре́мя я стал ху́же ви́деть. Ка́жется, зре́ние у́пало.
— Son zamanlarda daha kötü görmeye başladım. Sanırım görmem zayıfladı.
— Вам тру́дно ви́деть вблизи́ и́ли вдали́?
— Yakını mı uzağı mı görmekte zorlanıyorsunuz?
Burada ка́жется kişinin kendi izlenimini aktardığını gösterir. Kesin ölçüm henüz yapılmamıştır.
Yakın anlamlı глаза́ устаю́т ise görme seviyesinin kalıcı olarak düştüğünü söylemez. Uzun süre ekrana bakınca gözler yorulabilir fakat kişi dinlendikten sonra yeniden rahat görebilir. Зре́ние у́пало daha belirgin bir görme değişimini anlatır.
Görüşün o anda net olmadığını söylemek için başka cümleler gerekir:
Я ви́жу всё размы́то. — Her şeyi bulanık görüyorum.
Бу́квы расплыва́ются пе́ред глаза́ми. — Harfler gözümün önünde bulanıklaşıyor.
Мне тру́дно сфокуси́ровать взгляд. — Bakışımı odaklamakta zorlanıyorum.
Bu cümleler mevcut görme deneyimini tarif eder. Зре́ние у́пало ise önceki durumla karşılaştırılan genel bir kötüleşmeyi bildirir. Dolayısıyla her geçici bulanıklık doğrudan bu ifadeyle anlatılmaz.
Türkçede “gözlerim zayıfladı”, “görmem kötüleşti” veya “görme seviyem düştü” doğal karşılıklardır. Rusça ifade tıbbi bir teşhis değildir; kişinin görmesindeki azalmayı günlük dille anlatır.